Tag: ferıdunkunak

ŞİFA VEREN BİTKİ ÇAYLARI

Posted by on May.25, 2011, under Şifalı Bitkiler No Comments

bitki+%C3%A7aylar%C4%B1 ŞİFA VEREN BİTKİ ÇAYLARIKış aylarının vazgeçilmez içeceği şüpesizki çaydır.

Şifa veren bitki çayları
Nane çayı:, mide ve bağırsak gazlarında, bulantı ve kalp çarpıntısında içilir. Sindirim sistemi rahatsızlıklarında, karın ağrısı, ishal, safra kesesi taşı, baş ağrısı, migren, sinüzit, diş ağrısı, halsizlik, bronşit, öksürük gibi rahatsızlıklarda da tedavi edici özelliği olan nane,
Nefes darlığında da şöyle kullanılabilir: Bir tülbentin üzerine bal konulur, üzerine taze veya kuru nane yaprakları serpilir ve yatmadan önce göğüs üzerine bağlanarak, sabaha kadar bırakılır.
Biberiye çayı: Bu güzel kokulu bitkinin kullanılmadığı hastalık yok gibidir. Özellikle kan dolaşımı hastalıklarına, romatizma ve astım hastalıklarına, mide ve bağırsak gazlarına karşı kullanıldığı gibi, ağır yemeklerden sonra içildiğinde de sindirimi kolaylaştırır. Ayrıca bronşit, öksürük, migren, gastrit, baş ağrısı, ağrılı adet, düşük tansiyon, kabızlık, safra kesesi taşı, ishal ve karaciğer rahatsızlıklarına da birebirdir.
Rezene çayı: özellikle gaz ve kramp ağrılarında, mide ve bağırsak rahatsızlıklarında kullanılır. Bebeklerin gazlı olduğu zamanlarda sık başvurulan bir ilaçtır. Öksürük ve soğuk algınlıklarında ve çocuklarda boğmaca hastalığı sırasında, rezene çayı oldukça yararlıdır. Hıçkırık, bulantı, idrar yolları iltihabı, böbrek taşları gibi birçok durumda rezene çayına başvurabiliriz.
Hindiba çayı: Hem salatalarda, hem de haşlanarak zeytinyağı ve limon ilavesiyle kullanılabilen hindiba, iyi bir idrar söktürücüdür. Hindiba, karaciğer hastalarının, romatizmalıların ve şeker hastalarının sofralarının baş köşesine oturtması gereken otlardan biridir. Bunlardan başka bağırsakları yumuşatır, müzmin romatizma, gut, böbrek ve safra kesesi hastalıklarında yararlıdır.
köklerinden yapılan kahve, iyi bir iştah açıcıdır. Romatizma hastaları ilkbahar ve sonbaharda 4-6 hafta arası sabah ve akşam hindiba çayı içerek kür yapabilirler ve faydasını da hızla görürler. Hindiba çayı hazırlamak için kişi başına 1-2 tatlı kaşığı doğranmış hindiba kullanılır.
Ihlamur: Soğuk algınlığına ve öksürüğe karşı en etkili ve en yaygın olarak kullanılan doğal ilaçlardan biri olan ıhlamur, uykusuzluk, spazm ve kan dolaşımı bozukluklarında da kullanılır. Özellikle akşam saatlerinde fazla içmemeye dikkat etmek gerekir, çünkü fazla miktarda alındığında uykusuzluğa neden olabilir. Yapraklarında çok miktarda klorofil taşımasından dolayı kansızlık durumunda kullanılmasında fayda vardır. kaynatmadan demleyerek yapılır
Yogi Çayı: Tam da kış mevsimine uygun, yani ısıtıcı. Ayurvedik bir çay yogi çayı ve yoğun baharatların karışımından oluşuyor. Bu çayı hazırlamak için ufak bir tencereye bir parça kabuk tarçın, 4-5 kakule tanesi, 1 ufak kök zencefil, 2 karanfil ve 4-5 adet tane karabiber koyun. Üzerine 2 su bardağı su ilave edip 5 dakika kadar kaynattıktan sonra dilerseniz içine 1 tatlı kaşığı siyah çay ekleyip biraz demlendirip süzün. Dilerseniz sütle karıştırıp için.
Isırgan: Isırgan, birçok rahatsızlığa iyi gelen ve sonbahardan ilkbaharın sonuna kadar bahçelerde bol miktarda yetişen bir ottur. Özellikle metabolizma rahatsızlıklarına, mide, bağırsak, böbrek, romatizma ve gut hastalıklarına iyi gelir. Ayrıca nefrit, sarılık, idrar yolları taşları ve özellikle kansere karşı günde 3-4 fincan ısırganotu çayı çok yararlıdır. Isırgan çayını hazırlamak için kişi başına bir tatlı kaşığı kuru veya bir avuç taze ısırganotu yeterlidir.
Kekik: Kekik çok güçlü bir antiseptik olarak biliniyor. Kekik yağından elde edilen timol birçok ilaçta, hatta ameliyatlarda yara temizlemek için kullanılıyor. Eski zamanlarda salgın hastalıklarda kullanılan kekik günümüzde de grip salgınlarında bol bol kullanılmalı. Ve boğmaca olana, öksürene, bronşite yakalanana, midesi rahatsız olana, ishal olana, adet sancısı çekene kekik çayı içirmeli. Böcek sokmalarında deriye sürülerek kullanılan kekik, cilt hastalıklarında da banyo suyuna atılarak kullanılabiliyor.
Zencefil: Ayurveda ve Çin Tıbbında 5 bin yıldır kullanılan zencefil, ısıtıcı bir ottur. Özellikle metabolizma rahatsızlıklarında temizleyici, düzenleyici ve canlandırıcı bir etkiye sahip. Ayrıca faranjitte, ishal, gaz gibi durumlarda, kan dolaşımını artırmak için, kas hastalıklarında ve romatizmal ağrılarda kullanılıyor. Soğuk algınlıklarında çayını içebilir, öksürük için zencefil-zerdeçal-bal karışımını sabah ve akşam aç karnına şurup niyetine kullanabilirsiniz. Zencefil canlandırıcı olduğu için akciğerleri temizler, gazı önler ve terlemeyi artırarak cildin de temizlenmesini sağlar.
Adaçayı: Antibiyotik ilaç görevi gören adaçayı diş eti rahatsızlıklarında ve boğaz ağrılarında çok yararlıdır. Sinir bozukluğu, baş dönmesi, titremeye iyi gelir ve menopoz döneminde karşılaşılan terlemeyi durdurur. Ayrıca dolaşım sistemi hastalıklarında, tansiyon düşüklüğünde, sindirim sistemi bozukluklarında, psikolojik rahatsızlıklarda, halsizlikte, sinir hastalıklarında da kullanılır. Özellikle boğaz ve ağız içi iltihaplarında günde birkaç defa adaçayıyla hazırlanıp soğutulmuş çayla gargara yapın, iyi geldiğini göreceksiniz.
sinameki :Memleketimizde çok kullanılan müshil ilâcıdır. Kolit ve spastik kabızlıkta kullanılmaz.
Elma: Elma, besin değeri dışında nefes darlığı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur, lifli olduğu için bağırsakları temizler, karaciğerinden şikayet edenler, romatizmalılar ve hatta şeker hastaları bile elmadan faydalanabilirler. Elma yatıştırıcı, uyku vericidir, başağrılarına iyi gelir. Taze elma suyu cilde sürüldüğünde dokuları sağlamlaştırır ve teni güzelleştirir. İlkbaharda toplanan elma çiçekleri kurutularak sonbahar ve kış aylarında kaynatılır ve göğse ve öksürüğe iyi gelecek bir şurup elde edilir. Kurutulmuş elma parçalarından çay yapabileceğiniz gibi kabuğuyla küçük parçalara böldüğünüz elmaları kaynatarak içine isterseniz limon ve portakal koyarak çay olarak tüketebilirsiniz.
Kuşburnu:Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostudur. Vücuda dirilik sağlar. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini vardır. İyi bir raşitizm ilacı, etkin bir kan temizleyicisidir. Güçlü bir kurt düşürücü ve bağırsak yumuşatıcısıdır. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalıdır. Romatizma ağrılarını gideriyor. Basur tedavisinde iyi sonuç veriyor.
Melissa :Yapraklar yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere sâhiptir. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığına faydalıdır. Baş dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser. Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende de faydalıdır. Daha çok çay hâlinde kullanılır
Papatya: Bir bardak sıcak suya 5 adet papatya ufalanıp koyulur 5-10 dakika demlenip içilir. Günde iki bardak yeterlidir.
Fesleğen: Bir bardak suya bir kahve kaşığı konup 10 dakika demleyip süzülür. Günde 2-3 bardak yeterlidir. Karanfil: Bir çay bardağı sıcak suya bir diş karanfil toz halinde dövülüp konur. Şeker koyup içilir.
kaynak:nettenalıntı

FERİDUN KUNAK KİL MASKESİ

Posted by on May.20, 2011, under Şifalı Bitkiler No Comments

Opr.Dr.Feridun Kunak Bayanların ciltlerinin güzel ve sağlıklı olmaları için arındırıcı ve besleyici bir maske tarifi verdi…
Arındırıcı ve besleyici maske
-1tatlı kaşığı kil
-1tatlı kaşığı avakado yağı
-1tatlı kaşığı kayısı yağı
-1 tatlı kaşığı portakal yağı
Hazırlanışı. Bütün malzemeleri karıştırıp cildimize sürüyoruz ve ovarak çıkartıyoruz. Kili arındırma özelliği sayesinde cildimiz tertemiz oluyor ;yağların besleyiciliği sayesindede yumuşacık bir tene sahip oluyoruz.
feridunkunak.com

Tags : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Tüylerden Ne Zaman Kurtulmalı

Posted by on May.14, 2011, under Şifalı Bitkiler No Comments

laser epilasyon Tüylerden Ne Zaman Kurtulmalı
Kadınlar koltuk altı, bacak, bikini bölgesi, bıyık, çene, ayak parmakları ve ayağın üst bölgesindeki tüylerden; erkekler ise daha çok sırt, ense, göğüs ve yüzlerindeki tüylerden şikayet ederek laser epilasyon yaptırıyor. Lazerin sadece siyah ve kalın tüyler üzerinde etkili olduğunu, beyazlayan tüyleri yok edemediğini belirtiliyor. Uzmanlar Lazer epilasyon hakkında az ve yanlış bilinenleri şöyle sıraladı: Lazer epilasyon en az altı seans uygulanıyor, her seans sonrasında bir kontrol seansı yapılarak tüylerin tamamen yok edilmesi hedefleniyor. Günümüzdeki lazer teknolojileri, açık renk ve ince tüyler üzerinde etkili olamıyor. Laser uygulamaları konusunda en uygun dönem ekim ve mayıs aylarının arasındaki dönem. Tek bir seans uygulamasında tüylerde yüzde 15-20 azalma oluyor. Güneşlenip çok koyu bir tene sahip olan kişilerde lazer uygulaması yapılması doğru değil. Çünkü lazer sonrasında ciltte lekelenmeler alıyor. Lazer uygulamasının ten açıldıktan sonra yapılması gerekiyor. Ekim-Mayıs arası dönemde koyu renkteki tüyler dökülüyor, ince olanlar az da olsa çıkıyor. Koyu renkteki tüylerin az da olsa çıkma ihtimaline karşı yılda bir ya da iki defa tekrar atış yapılması gerekiyor. Yüz ve çene tüylenmelerinde laser çok iyi sonuç veriyor. İsteyenlerin bikini bölgelerine de uygulanıyor. Kol ve yüzdeki ince tüylerde ise laser etkisiz oluyor. Lazerden önce mutlaka lokal anestezi amacıyla krem sürülüp yaklaşık 45 dakika bekleniyor. Seans araları zamanla açılıyor. Yaşa bağlı olarak renk değişikliği olacağı için, rengi değişen ya da beyazlayan tüylerde iğneli epilasyon öneriliyor. Kilo alımı da tüylenmeyi artırıyor. Erkeklerin sırt bölgesine yapılacaksa tek seans 1,5 saat sürüyor. Tüm sırt için lazer tercih edenlerin sabırlı olmaları gerekiyor. Cihazın ucundaki bölüm ile tüy kökü yakılıyor, tüm tüy köklerine aynı anda etki edemiyor, o yüzden 5-6 seans sürüyor. Lazerden sonra 50 faktör

İstenmeyen tüyler kadınları da erkekleri de estetik açıdan rahatsız ediyor. Yüz bölgesinde sakallar göze yakın bölgelere kadar yayılabiliyor bu da rahatsızlık yaratıyor. Göze yakınlığına da dikkat ederek uyguluyoruz. Ayrıca kulak kenarlarında çıkan tüyler de laser ile alınabiliyor. Sadece kemiğe yakın bölgelerde yak dokusu azaldığından ağrı az da olsa olabiliyor” dedi. İşlemden sonra lazer yapılan bölgeye kortizonlu krem ve buz uygulaması yapılıyor. Bu şekilde 5-10 dakika beklemek gerekiyor. Lazer yapıldığı gün, duş alınmaması öneriliyor. Uygulandığı ilk gün hafif kızarıklık oluyor. Lazerin üç farklı fazı ve bu fazların da kendi aralarında dereceleri var. Uygulama da buna göre yapılıyor. Lazer yaptıranlara 50 faktör güneş koruyucu ürün öneriliyor. Lazerden sonra kesinlikle güneşlenilmemesi gerekiyor.

kaynak:sacveciltbakimi.com